Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2011 Cuma

O Ano em Que Meus Pais Saíram de Férias

Dün akşam izleyip yazmayı planlıyordum, fakat bugüne kaldı. İngilizce ismi, The Year My Parents Went On Vacation.
2006 yapımı Brezilya filmi, geçtiğimiz günlerde bahsettiğimiz "O Que É Isso, Companheiro?" ile aynı zaman diliminde geçiyor ve doğal olarak temelinde benzer meseleler yatıyor.



Sondan söyleyeceğimi baştan söylemek istedim bu sefer, çok ama çok güzel bir film. Yaşadığı dünya, bir çocuğun gözünden ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Futbol aşkı, arkadaşlıklar, mahallenin en güzel hatununa duyulan hayranlık ("izleyici de aynı hayranlık hissiyle filmin akışına dahil ediliyor üstadım" diyerek "hatuna hasta olduk abi"yi entel dantel bir kalıpta belirtelim), ailesine duyulan özlem, liste uzayıp gidiyor. Hepsinde mükemmel bir iş çıkartmış yönetmen.

Ailesinden uzak kalmak zorunda olan küçük bir çocuk, ve hiç alışık olmadığı bambaşka kuralları olan bir dünya. Gelenek göreneklerine bağlı kendi halinde yaşlı bir Yahudi; ve bir anda bakmak zorunda kalacağı, hayatını baştan aşağı değiştirecek küçük bir çocuk. Bu eşleşmeler nefes keser.

Filmin en başta iki küçük oyuncusu olmak üzere bütün oyuncuların performansı ve castingleri muhteşem. Mauro'yu oynayan genç resmen oyuncu olmak için dünyaya gelmiş, geçtiğimiz 4 sene içinde büyük çapta bir filme imza atmamış olmasına baya şaşırdım. Tepkileri, hareketleri o kadar doğal ki ya dünyanın en aptal çocuğu ve etrafında olup bitenin film olduğunu çözememiş ya da çok büyük oyuncu. Müzikler, dilin güzelliği olayına hiç girmiyorum bile çünkü başta da belirttiğim gibi, Brezilya filmi. Filmi yer yer geri alıp sırf söylenilen cümlenin güzelliği için tekrar tekrar oynattım. Güzel dilsin vesselam, Brezilya lehçeli Portekizce.

Özetle her şeyiyle çok doğal bir film olmuş. Brezilya sineması gerçekten çok güzel işler çıkartıyor, korkuyorum eskiye dair güzel örnekleri izleye izleye bitecek ve mahrum kalacağız yenileri çıkana kadar diye.


Allah kimseyi baktırtmasın böyle annesinin babasının ardından.

13 Ocak 2011 Perşembe

O Que É Isso, Companheiro?

Bir arkadaşımın "mutlaka izle" tavsiyesi üzerine uzun zamandır aklımda olan fakat bir türlü fırsat bulamadığım Brezilya filmini dün akşam fırsat bulup izleyebildim. İngilizce'ye "4 Days in September" diye çevrilen film, 1960'lı yıllarda Brezilya'daki askeri cuntanın halk üzerindeki baskısını, ve bu baskıdan bıkanların başkaldırısını anlatıyor.

Filmde aklıma yatmayan bir iki detay olsa da genel itibariyle filmi beğendim. Arkadaşım sağolsun filmin en sonunu söylediği için film pek fazla heyecan yaratmadı bende, belki sonunu bilmesem daha çok beğenebilirdim bilmiyorum. Karakter değişimleri güzel işlenmiş; özellikle başta duygusal hiç bir tepki göstermeyen, sert devrimci Maria'nın filmin sonlarına doğru "Ölmek istemiyorum" diye ağlaması tüyleri diken diken etti. Aynı şekilde filmin başlarında biraz "hadi devrimcilik oynayalım" havasındaki karakterlerin filmin sonlarına doğru işin ciddiyetine varıp sazı ellerine almaları da güzeldi. Vietnam, Kara Panter organizasyonu, uzaya giden ilk köpek Laika gibi dönem göndermeleri yerindeydi. Bunlara ilaveten Brezilya aksanlı Portekizce, dünyanın dinlenesi en güzel dili olabilir, biri gelip 24 saat konuşsa sıkılmadan dinleyebilirim. Yakın zamanın güzide Brezilya filmleri Cidade de Deus (City of God) ve Tropa de Elite (Elite Squad) 'yi de yeri gelmişken de tavsiye ederim, zaten yakın bir zaman içinde Cidade de Deus'u da yazmayı düşünüyorum.

Filmde 5-10 saniyelik de olsa çok güzel bir tribün görüntüsü var. Brezilya olur da futbol ve Maracana olmaz mı? Olmaz tabi.



"Companhiero" Portezikce yoldaş demekmiş bu arada, fakat arkadaş, kankican gibi manalarda da kullanılıyormuş. Hatta eski başkan Lula çok sık kullanırmış, söylenişi bu kadar güzel kelime az bulunur herhalde. Latin dillerindeki kulağa en hoş gelen kelime olarak düşündüğüm Commandante'yi dün gece itibariyle tahtından indirdi.